Yargıtay Kararları Işığında Trafik Kazalarında Müterafik Kusur Uygulaması
- Av. M. Emin İNCİ

- 2 gün önce
- 9 dakikada okunur
Trafik kazalarından doğan maddi ve bedensel zararların tazmini davalarında en sık tartışılan konulardan biri “müterafik kusur” uygulamasıdır. Özellikle sigorta şirketleri ve davalı taraflar, tazminat miktarının azaltılması amacıyla zarar görenin de zararın meydana gelmesine veya artmasına katkı sağladığını ileri sürmektedir.
Uygulamada;
emniyet kemeri takılmaması,
kasksız motosiklet kullanılması,
alkollü sürücü ile yolculuk yapılması,
ehliyetsiz sürücüye araç teslim edilmesi,
aşırı hızlı araçta yolculuk yapılması
gibi birçok durum müterafik kusur tartışmasına konu olmaktadır.
Peki müterafik kusur nedir? Hangi durumlarda uygulanır? Yargıtay hangi hallerde tazminattan indirim yapılmasını kabul etmektedir? Müterafik kusur her olayda otomatik olarak uygulanabilir mi?
Bu yazımızda trafik kazalarında müterafik kusur uygulamasını Yargıtay kararları ışığında inceleyeceğiz.

Müterafik Kusur Nedir?
Müterafik kusur; zarar gören kişinin, meydana gelen zararın oluşumuna veya artmasına kendi davranışıyla katkı sağlaması anlamına gelir. Müterafik kusur TBK'nın 52. maddesi ile düzenlenmiştir.
Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi kapsamında hâkim;
zarar görenin kusurunu,
olayın özelliklerini,
hakkaniyet durumunu
değerlendirerek tazminatta indirim yapabilmektedir.
Müterafik kusur, ceza hukukundaki kusur kavramından farklı olarak, zarar görenin tazminat üzerindeki etkisini değerlendiren özel bir indirim sebebidir.
Trafik kazalarında müterafik kusur uygulaması özellikle:
bedensel zararlar,
destekten yoksun kalma tazminatı,
sürekli iş göremezlik,
geçici iş göremezlik,
manevi tazminat
davalarında önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Müterafik Kusur Bir Def'i Midir, İtiraz Mıdır?
Müterafik kusur, kanunda düzenlenen ve kanun ile hakime takdir yetkisi verildiğinden taraflarca ileri sürülmese dahi mahkeme re'sen dikkate alınmak zorundadır. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5358 E., 2025/2697 K. sayılı ilamında "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir." şeklindeki hükmünde de müterafik kusurun taraflarca ileri sürülmese dahi hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.
Trafik Kazalarında Müterafik Kusur Otomatik Uygulanır mı?
Hayır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre müterafik kusur indirimi her olay bakımından ayrı değerlendirilmelidir.
Yani yalnızca:
emniyet kemeri takılmamış olması,
motosiklette kask bulunmaması,
alkollü sürücü ile yolculuk yapılması
tek başına otomatik indirim nedeni değildir.
Mahkemenin;
olayın oluş biçimini,
zarar ile davranış arasındaki illiyet bağını,
zararın artışına etkisini,
somut olayın özelliklerini
ayrıntılı şekilde değerlendirmesi gerekir.
Yargıtay özellikle soyut ve varsayımsal değerlendirmelerle yapılan indirimleri birçok kararında bozma nedeni saymaktadır.
Yargıtay’ın Müterafik Kusur Konusundaki Yerleşik Yaklaşımı
Yargıtay yerleşik içtihatlarında müterafik kusur ile ilgili olarak başlıca;
Müterafik kusur indiriminde %20 standardı,
Kusurlu davranış ile zararın artması arasındaki illiyet bağı,
Somut olay değerlendirilmeden doğrudan indirim yapılamayacağı,
Birden fazla indirim nedeninin uygulanamayacağı,
İtiraz olmasa dahi mütarafik kusurun re’sen değerlendirmesi gerektiği
hususlarına dikkat çekmektedir. Yazımızın devamında bu hususları detaylandıracağız.
YARGITAY KARARLARINDA TRAFİK KAZALARINDA MÜTERAFİK KUSUR UYGULAMASI
Emniyet Kemeri Takmama Nedeniyle Müterafik Kusur
Uygulamada en sık karşılaşılan müterafik kusur iddialarından biri emniyet kemeri kullanılmamasıdır.
Davalılar çoğu zaman:
“Emniyet kemeri takılmış olsaydı zarar daha az olacaktı.”
savunmasıyla tazminatta indirim talep etmektedir.
Ancak Yargıtay uygulamasında önemli olan yalnızca kemerin takılmaması değil;
zararın emniyet kemeri nedeniyle artıp artmadığının teknik olarak ortaya konulmasıdır.
Örneğin:
kafa travması,
araç dışına savrulma,
ölüm sonucu
ile emniyet kemeri arasında doğrudan bağlantı kurulması gerekebilir.
Kaldı ki; trafik kazasında ekseriyetle kaza tespit tutanağında yolcunun veya sürücünün emniyet kemeri takılı olup olmadığı belirlenememektedir. Burada zararın meydana geliş biçimi önem arz etmektedir.
Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12890 E., 2024/11446 K. sayılı ve 21.11.2024 tarihli kararında "Somut olayda; kaza tespit tutanağı ile davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının emniyet kemeri taktığının belirsiz olduğunun belirlendiği, kolluk beyanında ise takla atan araçtan fırladığını beyan ettiği görülmüştür. Buna göre; davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki hükmünde kaza nedeniyle araçtan dışarı fırlayan davacının emniyet kemeri takmadığının kabulü ile tazminattan %20 indirim uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/4088 E., 2021/6350 K. sayılı ve 07.10.2021 tarihli kararında ise "Buna göre, öncelikle davacının emniyet kemeri takıp takmadığının somut delillerle ispatına imkan verilmeli ondan sonra yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle alınacak raporda ayrıca davacının emniyet kemeri takmaması halinde de, kaza nedeniyle oluşan maluliyetin oluşup oluşmayacağı ve emniyet kemeri takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda da rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere de kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir." şeklindeki hükmü ile emniyet kemeri takmama ile maluliyetin oluşması arasında illiyet bağı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğine ve tespit edilecek hususlara göre karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Kasksız Motosiklet Kullanımında Müterafik Kusur
Motosiklet kazalarında kask kullanılmaması da sıklıkla müterafik kusur sebebi olarak ileri sürülmektedir.
Özellikle:
kafa travması,
beyin kanaması,
yüz yaralanmaları
gibi zararlar bakımından kask kullanımının etkisi değerlendirilmektedir.
Ancak burada da Yargıtay’ın yaklaşımı:
Zararın niteliği ile kask kullanılmaması arasında illiyet bağı kurulması gerektiği yönündedir.
Örneğin yalnızca bacak yaralanmasının bulunduğu bir olayda kasksız olmanın zarara etkisi tartışmalı hale gelebilir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4693 E., 2025/1609 K. sayılı ve 03.02.2025 tarihli ilamında "Somut olayda; davalıya sigortalı motosiklette yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." şeklindeki hükmü ile kafa bölgesinden yaralanan davacının kask takmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğine hükmetmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8727 E., 2025/3788 K. sayılı ve 05.03.2025 tarihli ilamında ise "Somut olayda; bisiklet sürücüsü davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." şeklindeki hükmünde de müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğine hükmetmiştir.
Bu nedenle her olay ayrı incelenmelidir.
Alkollü Sürücü ile Yolculuk Yapılması
Uygulamada en tartışmalı alanlardan biri budur.
Özellikle davalı taraflar:
“Yolcu, sürücünün alkollü olduğunu biliyordu.”
iddiasıyla müterafik kusur indirimi talep etmektedir.
Ancak Yargıtay kararlarında:
alkol seviyesinin,
kazanın oluş şeklinin,
yolcunun durumu fark edebilecek durumda olup olmadığının
somut şekilde ortaya konulması gerektiği vurgulanmaktadır.
Bu nedenle yalnızca sürücünün alkollü olması otomatik olarak yolcu bakımından müterafik kusur oluşturmayabilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, yaralanan ve tazminat talebinde bulunan yolcunun, sürücünün alkollü olup olmadığını bilebilecek durumda olup olmamasıdır.
Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/24008 E., 2017/4378 K. sayılı ve 20.04.2017 tarihli ilamında "Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 43 ve 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse ... İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, davalının savunmaları üzerinde durularak, ceza mahkemesi dosyası getirilmesi, davalının delillerinin toplanması ve mahkemece taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, zarar görenin sürücünün alkollü olduğunu bilip bilmediği hususları araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken açıklanan hususlar araştırılmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür." şeklindeki kararı ile davalının iddiası doğrultusunda sürücünün alkollü olup olmadığının, davacı tarafından bilinip bilinmediği hususunun araştırılması gerektiğine hükmetmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/5059 E., 2021/8257 K. sayılı ve 04.11.2021 tarihli ilamında ise; "Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52.maddesinde (Borçlar Kanunu 44. madde) öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Davacıların desteği, meydana gelen kazada yolcu olup, kusursuzdur. Desteğin araç içerisinde nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde yolculuk yapması ise sürüş kusurlarından olmayıp, hakim (eldeki davada hakem heyeti) tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir. Yolculuk yapmaya uygun olmayan araçta bulunmak, alkollü sürücünün aracına bilerek binerek yolculuk etmek veya kurallara aykırı yolculuk yapmak gibi hususlar bilirkişi tarafından kusur oranı belirlenirken dikkate alınacak hususlar değildir. Karara esas alınan bilirkişi raporunda, desteğin, alkollü sürücünün aracında bilerek yolculuk yapmasına göre tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, hesaplanan tazminattan, desteğin alkollü sürücünün aracına bilerek bindiği gerekçesi ile %10 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış, İtiraz Hakem Heyetince, kusur raporunda desteğe tali kusur izafe edildiği gerekçesi ile aynı sebebe dayalı olarak, alkollü sürücünün aracına bilerek binmekle tali kusurlu olduğu gerekçesi ile ve mükerrer olacak şekilde %25 oranında kusur indirimi yapılmıştır. Buna göre hakem heyetince yapılacak iş, öncelikle desteğin trafik akışına ilişkin olarak kusursuz olduğu kabul edilerek daha sonra desteğin alkollü sürücünün aracına bilerek binerek kendi can güvenliğini tehlikeye attığından hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir." şeklindeki kararı ile alkollü sürücünün aracında yolcu olarak bulunmanın ayrı bir kusur durumu olarak değerlendirilmesini ve sonrasında müterafik kusur indirimi yapılmasını hukuka aykırı bulmuş, yolcunun kusursuz olduğu kabul edilip tazminattan %20 indirim yapılması gerektiğine hükmetmiştir.
Alkol seviyesi hususunda ise Yargıtay, alkol seviyesinin yasal sınırın altında olması halinde müterafik kusur olarak değerlendirilmeyeceğine hükmetmektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/16167 E., ve 2022/11400 K. sayılı ve 04.10.2022 tarihli ilamında "Öte yandan müterafik kusur indirimi için gerekçe olarak gösterilen alkolle araç kullanma için de hem sürücü belgesiz araç kullanma için yukarıda yapılmış olan açıklamaların geçerli olması hem de davacıda tespit edilen alkol oranının yasal sınırın altında olması sebebiyle alkolle araç kullanma sebebiyle de müterafik kusur indirimi yapılması doğru bulunmamıştır." hükmü ile alkol oranının yasal sınırın altında olması halinde müterafik kusur değerlendirmesi yapılamayacağını belirtmiştir.
Ehliyetsiz Sürücü ile Yolculukta Müterafik Kusur
Yargıtay uygulamasında ehliyetsiz sürücüyle bilinçli şekilde yolculuk yapılması da tıpkı alkollü sürücüyle bilinçli şekilde yolculuk yapılması hali gibi müterafik kusur nedeni kabul edilmektedir.
Özellikle:
sürücünün ehliyetsiz olduğunun bilinmesi,
yolcunun bunu öngörebilecek durumda olması
gibi unsurlar değerlendirilmektedir.
Ancak burada da somut olayın özellikleri önemlidir.
Örneğin:
kısa mesafe,
acil durum,
yolcunun sürücünün ehliyetsiz olduğunu bilmemesi
gibi durumlar farklı değerlendirmelere neden olabilmektedir.
Yine sürücünün alkollü olması hali ile benzer şekilde yolcunun, sürücünün ehliyetsiz olup olmadığını bilebilir durumda olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Örneğin; aile içerisinden birisi tabiki sürücünün ehliyetsiz olmasını bilebilecek durumda iken, bir toplu taşıma aracına binen kişi, sürücünün ehliyeti bulunup bulunmadığını bilemeyecektir.
Çocuk Yolcular Bakımından Müterafik Kusur
Çocuklar bakımından ise anne ve babanın bakım sorumluluğu dikkate alınarak müterafik kusur uygulaması yapılmaktadır. TMK'nın 328/II. maddesinde;
Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.
hükmü düzenlenmiştir.
Bu doğrultuda anne babanın destekten yoksun kalma istemleri yahut çocuk için maluliyete bağlı tazminat istemlerinde bakım, gözetim yükümlülüğü nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanabilmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13475 E., 2024/10297 K. sayılı 04.11.2024 tarihli ilamında "Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. Ayrıca Türk Medeni Kanun'un 328. maddesi gereğine anne ve babanın çocuğa karşı bakım ve gözetim yükümlülüğü düzenlemekle, 4 yaşında desteğin traktöre bindirilerek üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği anlaşılmakla, belirlenen zarardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken,eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,kararın bozulması gerekmiştir." şeklindeki hükmü ile anne ve baba için müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğine hükmedilmiştir.
Müterafik Kusur Oranı Nasıl Belirlenir?
Kanunda belirlenmiş sabit bir oran bulunmamaktadır. Fakat uygulamada müterafik kusur oranı Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından %20 olarak uygulanmaktadır. Yargıtay, %20'nin üzerinde veya altına kalan müterafik kusur indirimlerini bozma nedeni olarak kabul etmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24139 E., 2022/8886 K. sayılı ve 15.06.2022 tarihli ilamında "Somut olayda; destek ...'nün ölüm sebebinin otopsi raporunda kafa tramvası ve beyin kanaması olarak tespit edildiği, ayrıca kaza esnasında müteveffanın kask takmadığının anlaşıldığı sabittir. Mahkemece her ne kadar desteğin kask takmadığından bahisle %10 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış ise de Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre müterafik kusur nedeniyle indirim oranı %20 olması gerekirken, mahkemece %10 olarak daha düşük bir oranda indirim yapılması doğru görülmemiştir." şeklinde belirtmiş olduğu üzere %10 olarak uygulanan müterafik kusur indirimini bozma nedeni olarak kabul etmiştir.
Yargıtay tarafından birden fazla müterafik kusur halinin varlığı halinde dahi en fazla %20 müterafik kusur indirimi uygulanabileceğine hükmedilmektedir. Örnek vermek gerekirse; kaskı bulunmadan, alkollü ve ehliyetsiz sürücünün aracında yolculuk eden mağdur için de uygulanabilecek azami indirim miktarı %20'dir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/21303 E., 2017/4354 K. sayılı ve 20.04.2017 tarihli ilamında "Takdir edilen indirim oranları somut olaya uygun değildir. Bir olayda birden fazla müterafik kusur durumu bulunsa dahi her bir müterafik kusuru durumu için ayrı ayrı indirim yapılamayacağı gibi Dairemizin yerleşik uygulamasına göre B.K.43.madde gereği hatır taşıması indirim oranı 20'yi, B.K. 44. Madde uyarınca müterafik kusuru indirimi oranı %20'yi geçemeyecektir." hükmü ile de Yargıtay'ın yerleşik uygulaması vurgulanmıştır.
Yargıtay Uygulamasında Önemli Nokta: İlliyet Bağı
Yargıtay kararlarında en önemli kriterlerden biri, zarar ile davranış arasındaki illiyet bağıdır.
Yani zarar görenin davranışı gerçekte>n:
zararın oluşmasına,
artmasına,
ağırlaşmasına
etki etmiş olmalıdır.
Bu bağ kurulmadan yalnızca varsayımsal değerlendirmelerle tazminat indirimi yapılması hukuka uygun kabul edilmemektedir.
Müterafik kusuru, sabit olarak her dosyada yahut her benzer olayda uygulanan bir indirim olarak kabul etmek mümkün değildir. Her olayın, ayrı bir vaka olduğu dikkate alınarak indirim uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Uygulamada En Sık Karşılaşılan Müterafik Kusur Halleri
Durum | Müterafik Kusur Tartışması |
Emniyet kemeri takmama | Sıklıkla uygulanmaktadır |
Kasksız motosiklet kullanımı | Özellikle kafa travmalarında önemlidir |
Alkollü sürücü ile yolculuk | Somut olaya göre değerlendirilir. Mağdurun durumu bilip bilmemesi yahut bilip bilmemesinin beklenip beklenmeyeceği önemlidir. |
Ehliyetsiz sürücüyle yolculuk | Somut olaya göre değerlendirilir. Mağdurun durumu bilip bilmemesi yahut bilip bilmemesinin beklenip beklenmeyeceği önemlidir. |
Aşırı hızlı araçta yolculuk | Somut ispat gerekir |
Çocuğun Bakım ve Gözetim Sorumluluğu | Sıklıkla uygulanmaktadır. |
Ehliyetsiz veya alkollü sürücünün uğradığı zarar | Sıklıkla uygulanmaktadır. |
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
Her emniyet kemeri takılmaması veya kask takılmaması halinde otomatik %20 indirim yapılması,
Teknik inceleme yapılmadan müterafik kusur uygulanması,
Yolcunun alkol durumunu bilip bilemeyeceği durumunun değerlendirilmemesi,
Birden fazla nedenle ayrı ayrı indirim yapılması,
İlliyet bağı kurulmadan değerlendirme yapılması,
Kazanın meydana gelişinde kusur olarak değerlendirilen bir durumun müterafik kusur olarak da değerlendirilerek mükerrer indirime sebebiyet verilmesi,
Sonuç
Trafik kazalarında müterafik kusur uygulaması tazminat miktarını doğrudan etkileyen önemli bir hukuki kurumdur. Ancak Yargıtay uygulamasında müterafik kusur her olayda otomatik olarak kabul edilmemektedir.
Mahkemelerin;
somut olayın özelliklerini,
teknik incelemeleri,
zarar ile davranış arasındaki illiyet bağını,
zararın artışına etkisini
ayrıntılı şekilde değerlendirmesi gerekmektedir.
Özellikle sigorta şirketleri tarafından ileri sürülen standart müterafik kusur savunmalarının her olay bakımından ayrı incelenmesi büyük önem taşımaktadır.
Son yıllardaki Yargıtay uygulaması incelendiğinde, müterafik kusurun otomatik bir indirim sebebi olarak değil; somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gereken istisnai bir kurum olarak ele alındığı görülmektedir. Özellikle illiyet bağı kurulmadan yapılan standart indirimlerin bozma nedeni sayılması, zarar gören lehine daha koruyucu bir yaklaşımın benimsendiğini göstermektedir.
KAYNAKÇA:
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu,
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararları,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararları.



Yorumlar