top of page

GÜNCEL YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI

  • Yazarın fotoğrafı: Av. M. Emin İNCİ
    Av. M. Emin İNCİ
  • 2 saat önce
  • 9 dakikada okunur

Trafik kazaları sonucunda yaralanan kişinin uğradığı zarar yalnızca hastane masraflarından veya araç hasarından ibaret değildir. Kaza nedeniyle kişinin bir süre çalışamaması, gelir elde edememesi veya günlük yaşamını olağan şekilde sürdürememesi de maddi zarar doğurabilir. Bu zarar kalemlerinden biri de geçici iş göremezlik tazminatıdır.


Geçici iş göremezlik tazminatı, yaralanan kişinin kaza tarihinden iyileşme tarihine kadar geçen süreçte çalışma gücünü geçici olarak kullanamaması nedeniyle uğradığı gelir kaybının giderilmesini amaçlar. Uygulamada bu tazminat kalemi özellikle trafik kazaları, iş kazaları ve bedensel zarar doğuran haksız fiillerde gündeme gelmektedir.


Bu yazıda, trafik kazalarında geçici iş göremezlik tazminatının ne olduğu, nasıl hesaplandığı, sigorta şirketinin sorumluluğu, SGK ödemelerinin etkisi ve Yargıtay uygulamasında dikkat edilen temel kriterler ele alınacaktır.


geçici iş göremezlik tazminatı

Geçici İş Göremezlik Tazminatı Nedir?


Geçici iş göremezlik, kişinin kaza nedeniyle belli bir süre çalışamaması veya çalışma gücünü geçici olarak kaybetmesi hâlidir. Bu durum kalıcı maluliyetten farklıdır. Kalıcı maluliyette kişinin çalışma gücü sürekli olarak azalırken, geçici iş göremezlikte zarar iyileşme süresiyle sınırlıdır.


Örneğin trafik kazasında bacağı kırılan bir kişinin 4 ay boyunca çalışamaması hâlinde, bu 4 aylık dönem yönünden geçici iş göremezlik zararı gündeme gelebilir. Kişide kalıcı maluliyet oluşmasa bile, iyileşme süresinde gelir kaybı doğmuşsa geçici iş göremezlik tazminatı talep edilebilir.


Bu nedenle “maluliyet oranı çıkmadı, tazminat alınamaz” düşüncesi her zaman doğru değildir. Kalıcı sakatlık oranı bulunmasa bile, kaza nedeniyle belirli bir iyileşme süresi ve bu süreye bağlı gelir kaybı varsa, geçici iş göremezlik zararı ayrıca değerlendirilmelidir.


Geçici İş Göremezlik ile Sürekli İş Göremezlik Arasındaki Fark


Geçici iş göremezlik tazminatı ile sürekli iş göremezlik tazminatı uygulamada sıkça karıştırılmaktadır.


Geçici iş göremezlik tazminatı, kişinin iyileşme sürecinde çalışamaması nedeniyle uğradığı gelir kaybına ilişkindir. Bu zarar belirli bir süreyle sınırlıdır. Sağlık kurulu raporunda veya bilirkişi raporunda genellikle “iyileşme süresi” veya “geçici iş göremezlik süresi” olarak belirtilir.


Sürekli iş göremezlik tazminatı ise kişinin kaza sonrasında kalıcı olarak çalışma gücünü kaybetmesi veya çalışma gücünde azalma meydana gelmesi hâlinde gündeme gelir. Bu zarar kalıcı maluliyet oranı, yaş, gelir, bakiye ömür, kusur oranı ve aktüeryal hesap ilkelerine göre belirlenir.


Dolayısıyla geçici iş göremezlik, iyileşme sürecine; sürekli iş göremezlik ise kalıcı çalışma gücü kaybına ilişkindir. Her iki tazminat kalemi aynı dosyada birlikte talep edilebilir.


Trafik Kazalarında Geçici İş Göremezlik Tazminatı Kimden Talep Edilir?


Trafik kazası sonucunda yaralanan kişi, şartları varsa geçici iş göremezlik tazminatını;

  • Kusurlu araç sürücüsünden,

  • Araç işleteninden,

  • Zorunlu mali sorumluluk sigortacısından ve bazı hâllerde Güvence Hesabı’ndan

    talep edebilir.


Zorunlu trafik sigortası, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararlardan doğan hukuki sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olarak teminat altına alır. Bu nedenle trafik kazasında yaralanan kişi, kusur ve zarar koşulları oluşmuşsa sigorta şirketine başvurabilir.


Ancak burada kaza tarihi, poliçe tarihi, yürürlükteki genel şartlar ve Yargıtay kararları birlikte değerlendirilmelidir. Çünkü trafik sigortasında bedensel zararların hesaplanması ve teminat kapsamı zaman içinde farklı düzenlemelere konu olmuştur.


Geçici İş Göremezlik Tazminatı Trafik Sigortasında Hangi Teminattan Karşılanır?


Geçici iş göremezlik tazminatının trafik sigortasında hangi teminat kapsamında değerlendirileceği uygulamada uzun süre tartışma konusu olmuştur. Özellikle bu zararın sağlık giderleri teminatı kapsamında mı yoksa sakatlanma teminatı kapsamında mı karşılanacağı hususunda farklı değerlendirmeler yapılmıştır.


Yargıtay’ın son dönem kararlarında ise geçici iş göremezlik tazminatının tedavi gideri teminatı kapsamında değil, iyileşme sürecindeki çalışma gücü kaybına ilişkin olması nedeniyle sakatlanma teminatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.


Nitekim 12.06.2026 tarihli ZMSS Genel Şartları değişikliğiyle de bu husus açıkça düzenlenmiş; trafik kazası nedeniyle mağdurun geçici iş göremezliği ve sürekli sakatlığının sakatlanma teminatından karşılanacağı belirtilmiştir. Bu düzenleme 01.07.2026 tarihinde yürürlüğe gireceğinden, kaza tarihi ve poliçe dönemi somut olayda ayrıca dikkate alınmalıdır.


Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/75770 E., 2023/14209 K. sayılı ilamında "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış, bakıcı giderinin de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardan olup ve tedavi gideri kapsamındadır. Geçici iş göremezlik tazminatı ise iyileşinceye kadar olan dönemdeki sakatlığa ilişkin olup, bu tazminat kaleminin tedavi teminatına değil, sakatlık tazminatı teminatına dahildir. Sakatlık tazminatı giderine dahil olan geçici iş göremezlik tazminatı miktarının, tedavi gideri teminatına dahil olan sürekli bakıcı giderinden tenzili hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir." şeklindeki kararı ile bu hususu vurgulamıştır.


SGK Ödemesi ile Geçici İş Göremezlik Tazminatı Aynı Şey midir?


Hayır. SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödeneği ile trafik kazasından doğan geçici iş göremezlik tazminatı aynı hukuki nitelikte değildir. SGK ödeneği, sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında yapılan bir ödemedir. Trafik kazasından doğan geçici iş göremezlik tazminatı ise haksız fiil ve sorumluluk hukuku kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle SGK tarafından ödeme yapılmış olması, her olayda zarar görenin tüm zararının karşılandığı anlamına gelmez.


Somut olayda SGK tarafından yapılan ödeme, zararın belirlenmesinde ayrıca değerlendirilir. Ancak geçici iş göremezlik zararının kapsamı, kişinin gerçek gelir durumu, kaza nedeniyle çalışamadığı süre, kusur oranı ve yapılan ödemelerin niteliği birlikte incelenerek belirlenmelidir.


Fakat SGK tarafından yapılmış bir geçici iş göremezlik ödemesi bulunuyor ise; yapılan ödeme mutlaka yapılacak olan tazminat hesabında mahsup edilmelidir.


Bu hususta Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9331 E., 2024/6056 K. "Davacının geçici iş göremezlik talebi olduğu ve hakemce bu talep hakkında hüküm tesis edildiği dikkate alındığında, davalı vekilinin temyiz dilekçesine ek olarak sunduğu 14.12.2021 tarihli SGK ödeme belgesinin araştırılarak davacıya geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği gibi hususların SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi bulunması hâlinde hesaplanan miktardan mahsup edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir." hükmü ile de SGK tarafından yapılmış olan geçici iş göremezlik ödemesinin, geçici iş göremezlik tazminatından mahsup edilmesi gerektiğini vurgulamıştır.


Geçici İş Göremezlik Tazminatı Nasıl Hesaplanır?


Geçici iş göremezlik tazminatı hesabında temel olarak şu unsurlar dikkate alınır:

  1. Yaralanan kişinin kaza tarihindeki geliri,

  2. Geçici iş göremezlik süresi,

  3. Kusur oranı,

  4. SGK veya üçüncü kişiler tarafından yapılan ödemelerin mahsubu,

  5. Kaza tarihi itibarıyla uygulanacak mevzuat ve poliçe limiti.


Basit anlatımla, kişinin kaza nedeniyle çalışamadığı süre boyunca mahrum kaldığı gelir belirlenir. Daha sonra tarafların kusur oranı dikkate alınarak tazminat hesabı yapılır. Örneğin aylık net geliri 30.000 TL olan bir kişinin 3 ay süreyle geçici iş göremez kaldığı ve kazada kusursuz olduğu varsayılırsa, ilk bakışta 90.000 TL geçici iş göremezlik zararı gündeme gelebilir. Ancak bu hesap somut olayın özelliklerine, rapor içeriğine, SGK ödemelerine ve kusur durumuna göre değişir.


Bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı hesabında yalnızca raporda yazılı süreye bakılması yeterli değildir. Gelir belgeleri, meslek, çalışma düzeni, SGK kayıtları ve gerçek kazanç durumu birlikte değerlendirilmelidir.


Gelir Nasıl İspatlanır?


Geçici iş göremezlik tazminatı hesabında en önemli konulardan biri kazanç kaybının ispatıdır. Çünkü hesaplama, çoğu zaman kişinin kaza tarihindeki gelirine göre yapılır.


Sigortalı çalışanlar bakımından bordro, SGK hizmet dökümü ve işyeri kayıtları önem taşır. Serbest meslek sahipleri bakımından vergi kayıtları, banka hareketleri, fatura, sözleşme, meslek odası kaydı ve faaliyet belgeleri dikkate alınabilir. Esnaf veya şirket ortağı olan kişiler yönünden ticari defterler, vergi beyanları ve işletme kayıtları önemlidir.


Gelirin tam olarak ispatlanamadığı durumlarda ise asgari ücret üzerinden hesap yapılması gündeme gelebilir. Ancak kişinin gerçek gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğu somut belgelerle ortaya konulabiliyorsa, hesaplamanın gerçek kazanç üzerinden yapılması talep edilebilir.


Ev Hanımları Geçici İş Göremezlik Tazminatı Alabilir mi?


Yargıtay’ın son dönem kararlarında, geçici iş göremezlik tazminatının esasen kazanç kaybı niteliğinde olduğu kabul edildiğinden, kaza tarihinde gelir getirici bir işte çalıştığı ispatlanamayan kişiler yönünden geçici iş göremezlik zararının oluşmadığı değerlendirilebilmektedir. Ancak bu durum, kişinin diğer bedensel zarar kalemlerini talep edemeyeceği anlamına gelmez. Tedavi gideri, bakıcı gideri, sürekli iş göremezlik veya efor kaybı gibi zarar kalemleri somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.


Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 20.01.2022 tarih, 2021/8472 esas ve 2022/920 karar sayılı ilamı ile; ''... Davacı ev hanımı olup, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda; kazadaki yaralanması nedeniyle iyileşme süresi 300 gün olarak saptanmış; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda ise, 300 günlük süre için 8.579,26 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmış ve Hakem Heyeti'nce bu bedel de hüküm altına alınmıştır. Davacı kaza tarihinde ev hanımı olup, kazanç getiren herhangi bir işte çalışmadığından (bu konuda davacı tarafın bir iddiası ile sunduğu somut neden ve delil bulunmadığından) ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine göre davacı için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerekirken eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." hükmü ile ev hanımı olan davacı için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini belirtilmiştir.


Öğrenciler veya 18 Yaşından Küçükler Geçici İş Göremezlik Tazminatı Alabilir Mi?


Öğrenciler yönünden geçici iş göremezlik tazminatı değerlendirilirken yalnızca öğrencilik sıfatına değil, kaza tarihindeki yaşa ve gelir getirici bir faaliyetin bulunup bulunmadığına bakılmaktadır. Yargıtay uygulamasında özellikle 18 yaşından küçük ve gelir getirici bir işte çalıştığı ispatlanamayan kişiler bakımından geçici iş göremezlik zararının oluşmadığı kabul edilebilmektedir. Buna karşılık, kaza tarihinde 18 yaşını doldurmuş olan mağdur yönünden yalnızca öğrenci olması geçici iş göremezlik talebinin reddi için tek başına yeterli görülmemektedir.


Bu hususta Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21755 E., 2022/11248 K. sayılı ilamında "Dairemiz uygulamaları gereği cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik zararı talep edenlerin kaza tarihinde 18 yaşından küçük olanların geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyecekleri yönündedir. Dosya kapsamından davacının 18 yaşını doldurduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davaya konu edilen geçici iş göremezlik zararı bakımından, davacının kaza tarihi itibariyle 18 yaşından büyük olduğu dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." hükmü ile 18 yaşın altındaki mağdurlar için geçici iş göremezlik tazminatı oluşmayacağı, fakat 18 yaşından büyük olması halinde öğrenci olmasının geçici iş göremezlik tazminatını etkilemeyeceği vurgulanmıştır.


Benzer şekilde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16716 E.,  2024/1897 K. sayılı kararında da "Kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının, gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancı bulunmadığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik zararı da doğmamıştır. Ancak; kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışması bulunmayan davacı çocuk için iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken kaza tarihinden fiilen çalışmaya başlayacağı 18 yaşına kadar AGİ bedeli dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden ve 18 yaştan sonraki aktif devre için AGİ bedeli dâhil edilmiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." hükmünde 18 yaşından küçük mağdur için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmeyeceğini belirtmiştir.


Memurlar Geçici İş Göremezlik Tazminatı Talep Edebilir Mi?


Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında, memurların kaza nedeniyle geçici iş göremez kaldığı süreçte maaşlarını almaya devam etmeleri nedeniyle geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağına hükmedilmektedir. Fakat devlet memurları, çalışamadığı süreçte mahrum kaldığı ek ödemeleri, geçici iş göremezlik tazminatı olarak talep edebilecektir.


Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25316 E., 2023/13924 K. sayılı ilamında "Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; 13.09.2018 tarihli maluliyet raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, davacının devlet memuru olduğu ve çalışamadığı dönemde de maaşını aldığı gözetilerek geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesinin isabetli bulunmasına göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir." hükmü ile bu husus vurgulanmıştır.


Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7153 E., 2024/2075 K. sayılı ilamında ise "Davacının memur olması nedeni ile geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını almaya devam ettiğinden bu dönemdeki zararı, varsa bu süre içerisinde çalışamadığı için alamadığı ek ödemeleri kadardır. Bu durumda davacının geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşı eksik ödenmiş ise buna ilişkin fark bedeli ve varsa bu süre için mahrum kalınan ek ödemeler, döner sermaye gelirleri gibi ek gelirleri araştırılarak, çalışamadığı dönem hesabında (varsa) bu gelirler esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması için ek bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." hükmünde devlet memurunun geçici iş göremezlik zararının, alamamış olduğu ek ödemeler kadar olduğu açıkça belirtilmiştir.



Geçici İş Göremezlik Süresi Nasıl Belirlenir?


Geçici iş göremezlik süresi, yaralanmanın niteliğine ve iyileşme sürecine göre belirlenir. Bu süre çoğunlukla adli tıp raporu, sağlık kurulu raporu veya bilirkişi raporuyla tespit edilir.


Raporlarda kişinin kaç ayda iyileşeceği, bu süre içinde çalışıp çalışamayacağı ve varsa kalıcı maluliyet oranı değerlendirilir. Ancak raporun yalnızca sonuç kısmına bakılması yeterli değildir. Raporun hangi yönetmeliğe göre düzenlendiği, kaza tarihiyle uyumlu olup olmadığı, muayene bulgularının yeterli olup olmadığı ve çelişki içerip içermediği ayrıca incelenmelidir.


Kusur Oranı Tazminatı Nasıl Etkiler?


Geçici iş göremezlik tazminatı hesabında kusur oranı doğrudan etkilidir. Yaralanan kişi kazada tamamen kusursuzsa hesaplanan zararın tamamını talep edebilir. Ancak zarar görenin kazada kusuru varsa, tazminat bu kusur oranında azaltılır.


Örneğin geçici iş göremezlik zararı 100.000 TL olarak hesaplanan bir kişinin kazada %25 kusurlu olduğu kabul edilirse, talep edilebilecek zarar 75.000 TL olarak değerlendirilir.


Bu nedenle trafik kazalarında kusur raporu, tazminat hesabının en kritik unsurlarından biridir. Eksik, hatalı veya çelişkili kusur raporlarına karşı itiraz edilmesi gerekebilir.


Yargıtay Uygulamasında Öne Çıkan İlkeler


Yargıtay kararlarında geçici iş göremezlik tazminatı bakımından özellikle şu ilkeler öne çıkmaktadır:

  • Geçici iş göremezlik zararı, kalıcı maluliyetten bağımsız olarak değerlendirilebilen bir zarar kalemidir.

  • Zararın belirlenmesinde geçici iş göremezlik süresinin tıbbi raporla ortaya konulması gerekir.

  • Hesaplamada zarar görenin gerçek geliri esas alınmalı; gerçek gelir ispatlanamıyorsa asgari ücret üzerinden değerlendirme yapılmalıdır.

  • Kusur oranı, hesaplanan tazminattan indirilmelidir.

  • SGK tarafından yapılan ödemeler, ödemenin niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

  • Sigorta şirketinin sorumluluğu, poliçe limiti, kaza tarihi, yürürlükteki mevzuat ve teminat kapsamı dikkate alınarak belirlenmelidir.


Görüldüğü üzere Yargıtay uygulamasında geçici iş göremezlik tazminatı, yalnızca raporda belirtilen iyileşme süresine göre otomatik olarak hükmedilen bir zarar kalemi değildir. Zarar görenin gelir durumu, çalışıp çalışmadığı, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, kusur oranı ve sigorta teminatının kapsamı birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmektedir.


Sonuç


Geçici iş göremezlik tazminatı, trafik kazası nedeniyle yaralanan kişinin iyileşme sürecinde çalışamaması veya gelir kaybına uğraması nedeniyle talep edebileceği önemli bir maddi zarar kalemidir. Bu tazminat kalemi, sürekli iş göremezlik tazminatından farklıdır ve kalıcı maluliyet bulunmasa bile somut olayın özelliklerine göre talep edilebilir.


Doğru bir hesaplama yapılabilmesi için geçici iş göremezlik süresi, sağlık raporları, gelir belgeleri, kusur oranı, SGK ödemeleri ve sigorta poliçesi birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle trafik kazalarında kaza tarihi, yürürlükteki mevzuat ve Yargıtay uygulaması tazminatın kapsamı bakımından belirleyici olabilir.


Bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinde yalnızca sigorta şirketinin yaptığı ödeme veya raporda yazılı oranla yetinilmemeli; zararın gerçek kapsamı hukuki ve teknik yönleriyle birlikte incelenmelidir.


Sıkça Sorulan Sorular


Geçici iş göremezlik tazminatı nedir?

Geçici iş göremezlik tazminatı, trafik kazası veya başka bir haksız fiil nedeniyle yaralanan kişinin iyileşme sürecinde çalışamaması sonucu uğradığı gelir kaybının karşılanmasını amaçlayan maddi tazminat kalemidir.


Kalıcı maluliyet yoksa geçici iş göremezlik tazminatı alınabilir mi?

Evet. Kalıcı maluliyet bulunmaması, her durumda geçici iş göremezlik tazminatı talep edilmesine engel değildir. Kişinin kaza nedeniyle belirli bir süre çalışamadığı ve gelir kaybına uğradığı tespit edilebiliyorsa geçici iş göremezlik zararı gündeme gelebilir.


Geçici iş göremezlik tazminatını sigorta şirketi öder mi?

Trafik kazalarında şartları oluşmuşsa zorunlu trafik sigortacısına başvuru yapılabilir. Ancak sigorta şirketinin sorumluluğu, kusur oranı, poliçe limiti, kaza tarihi ve yürürlükteki mevzuat dikkate alınarak belirlenir.


Geçici iş göremezlik tazminatı nasıl hesaplanır?

Hesaplama yapılırken kişinin kaza tarihindeki geliri, çalışamadığı süre, kusur oranı, SGK ödemeleri ve diğer ödeme kalemleri dikkate alınır. Gelir ispatlanabiliyorsa gerçek gelir, ispatlanamıyorsa genellikle asgari ücret üzerinden değerlendirme yapılır.


SGK geçici iş göremezlik ödeneği tazminattan düşülür mü?

Evet. SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği yapılmışsa, bu ödemenin miktarı ve niteliği araştırılmalı; aynı zarar kalemine ilişkin ödeme bulunduğu tespit edilirse hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından mahsup edilmelidir. Ancak SGK ödemesi yapılmış olması, her durumda zarar görenin tüm zararının karşılandığı anlamına gelmez.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page