top of page

Yurtdışı Plakalı Araç Hasarlarında Yabancı Eksper Raporu ve Fatura Tek Başına Yeterli midir?

  • Yazarın fotoğrafı: Av. M. Emin İNCİ
    Av. M. Emin İNCİ
  • 8 saat önce
  • 6 dakikada okunur

Yurtdışı plakalı araçların Türkiye’de trafik kazasına karışması halinde, uygulamada sigorta şirketleri bakımından önemli ispat ve denetim sorunları ortaya çıkmaktadır. Özellikle Türkiye’de meydana gelen trafik kazasından sonra, zarar talebinin yurtdışında düzenlenmiş eksper raporu, servis faturası veya onarım belgeleriyle ileri sürülmesi, sigorta şirketleri açısından dikkatle incelenmesi gereken bir konudur.


Bu tür dosyalarda çoğu zaman araç Türkiye’de hasar görmekte; ancak onarım bedeli, yabancı ülkede düzenlendiği belirtilen belgeler üzerinden talep edilmektedir. Talep edilen bedeller ise Türkiye’deki emsal onarım maliyetlerinin oldukça üzerinde olabilmektedir.


Bu nedenle yurtdışı plakalı araç hasarlarında, yalnızca yabancı eksper raporu veya yabancı servis faturası sunulması, zararın varlığı ve miktarı bakımından tek başına yeterli kabul edilmemelidir.


Yurtdışı plakalı araç hasarlarında yabancı eksper raporu

Yurtdışı Plakalı Araç Hasarlarında Temel Sorun Nedir?


Yurtdışı plakalı araçların Türkiye’de karıştığı kazalarda en önemli sorun, zararın gerçekten meydana gelip gelmediğinden ziyade, talep edilen zarar miktarının ne ölçüde gerçek, makul, denetlenebilir ve kazayla bağlantılı olduğudur.

Uygulamada genellikle şu belgeler sunulmaktadır:

  • Yurtdışında düzenlenmiş eksper raporu,

  • Yabancı servis veya tamir faturası,

  • Parça ve işçilik dökümleri,

  • Onarım teklifleri,

  • Araç fotoğrafları,

  • Bazen ödeme belgeleri veya servis kayıtları.


Ancak bu belgelerin sunulması, her durumda zararın ispatlandığı anlamına gelmez. Çünkü sigorta şirketi bakımından şu soruların cevaplanması gerekir:

  • Eksper raporunu düzenleyen kişi, ilgili ülkede gerçekten eksperlik yapmaya yetkili midir?

  • Rapor, ilgili ülke mevzuatına göre geçerli ve denetlenebilir bir ekspertiz raporu niteliğinde midir?

  • Faturayı düzenleyen servis gerçekten faal midir?

  • Fatura gerçek bir ticari işleme mi dayanmaktadır?

  • Fatura ilgili ülkenin maliye/vergi sistemine bildirilmiş midir?

  • Bedel fiilen ödenmiş midir?

  • Araç gerçekten hasarlı halde yurtdışına çıkmış mıdır?

  • Fatura ve rapordaki kalemler, Türkiye’de meydana gelen kazadaki hasarla uyumlu mudur?


Bu sorular cevaplanmadan, yalnızca yabancı belge sunulmasına dayanılarak ödeme yapılması sigorta şirketleri açısından ciddi riskler doğurabilir.


Yargıtay Kararları Hangi Doğrultuda


Yargıtay tarafından yerleşik içtihatlar ile kişinin aracını Türkiye'de yaptırma zorunluluğu bulunmadığına bu nedenle yurtdışındaki rakamların esas alınarak hüküm tesis edilmesine hükmedilmektedir. Mahkemeler tarafından, eksper raporunun ve faturaların sahih olup olmadığı dahi araştırılmadan verilen kararlar Yargıtay tarafından onanmaktadır.


Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10036 E.  ,  2024/7174 K. sayılı ilamında "Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davacının maliki olduğu yabancı plakalı aracın geçici olarak getirildiği Türkiye'de meydana gelen kazada oluşan hasarı nedeniyle Almanya’da tamir ettirilerek, hasar sorumlusu davalı ... şirketinden tahsili için eldeki davanın açıldığı görülmektedir.


Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da aracın yurt içi piyasa koşullarına göre hasar onarım bedelinin belirlendiği görülmektedir. Oysa ki davalı ... şirketinin, sigortalı aracın kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde, kaza tarihi itibariyle yurt dışında uğranılan gerçek zarar miktarından sorumlu olduğu açıktır. Yurt dışında yaşayan araç malikinin geçici olarak Türkiye’de bulunduğu sırada oluşan hasar nedeniyle, aracın Türkiye’de tamiri mümkün olabilecek olsa da, aracın tamirini burada yaptırmaya zorlanamayacağı kabul edilmelidir.


O halde İtiraz Hakem Heyetince davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasarın tamirine ilişkin tüm belgelerin, ekspertiz raporlarının ve Almanya'da yapılan tamire ilişkin ödeme belgelerinin de getirtilerek kaza tarihi itibariyle yurtdışında uğranılan gerçek zararın tespit edilmesi için bilirkişiden rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp kararın bozulması gerekmiştir."


şeklindeki kararı ile talep edilen tutara göre hüküm tesis edilmesi gerektiğine hükmetmiştir.


Yurtdışı Plakalı Araç Hasarlarında Yabancı Eksper Raporu Denetlenmelidir


Türkiye’de meydana gelen bir kaza nedeniyle yurtdışında düzenlenmiş eksper raporu sunulması halinde, öncelikle raporu düzenleyen kişinin yetkisi araştırılmalıdır. Zira Türkiye'de Sigortacılık Kanunu uyarınca eksperler için birçok yeterlilik şartı bulunurken yurtdışında benzer şartları sağlayıp sağlamadığı ve kendi ülkesinin ekspertiz sicili yahut benzer bir sisteme kaydı bulunup bulunmadığı araştırılmamış kişiler tarafından düzenlenen raporların hükme esas alınabilmesi mümkün olmamalıdır. Fakat yukarıda da zikrettiğimiz üzere mahkeme kararları sigorta şirketlerinin aleyhinedir.


Her ülkede eksperlik sistemi, mesleki yeterlilik şartları ve rapor düzenleme usulleri farklı olabilir. Bu nedenle yabancı eksper raporunun içeriği kadar, raporu düzenleyen kişinin ilgili ülkede bu raporu düzenlemeye yetkili olup olmadığı da önemlidir.

Sigorta şirketleri açısından özellikle şu hususlar değerlendirilmelidir:

  • Eksperin ilgili ülkede kayıtlı veya yetkili olup olmadığı,

  • Raporun resmi veya mesleki denetime tabi olup olmadığı,

  • Raporun hangi tarihte ve hangi incelemeye dayanılarak düzenlendiği,

  • Aracın fiziken incelenip incelenmediği,

  • Hasar kalemlerinin Türkiye’deki kazayla uyumlu olup olmadığı,

  • Raporun fotoğraf, parça listesi ve teknik açıklamalarla desteklenip desteklenmediği.

Yalnızca yabancı dilde hazırlanmış, üzerinde eksper unvanı bulunan bir raporun ibraz edilmesi, raporun otomatik olarak geçerli ve bağlayıcı kabul edilmesini gerektirmez.


Yabancı Servis Faturası Gerçek Zararı İspatlar mı?


Yurtdışı plakalı araç hasarlarında en sık karşılaşılan belgelerden biri de yabancı servis faturalarıdır. Ancak yabancı servis faturası da tek başına gerçek zararı ispatlamaya yeterli olmayabilir.


Bir faturanın zarar hesabında esas alınabilmesi için yalnızca düzenlenmiş olması değil; gerçek bir ticari işleme dayanması, ilgili ülkenin mali sistemine bildirilmiş olması ve mümkünse ödeme belgeleriyle desteklenmesi gerekir.

Bu noktada şu hususlar önem taşır:

  • Fatura gerçek bir servis tarafından mı düzenlenmiştir?

  • Servis, ilgili ülkede faal ve kayıtlı bir işletme midir?

  • Fatura ilgili ülkenin maliye veya vergi sistemine bildirilmiş midir?

  • Fatura bedeli gerçekten ödenmiş midir?

  • Ödeme banka kanalıyla mı yapılmıştır?

  • Faturadaki parça ve işçilik kalemleri kazayla uyumlu mudur?

  • Aynı hasar Türkiye’de daha makul bedelle onarılabilecek midir?

Özellikle fatura bedelinin fiilen ödenip ödenmediği, sigorta şirketleri bakımından kritik bir denetim noktasıdır. Çünkü yalnızca talep oluşturmak amacıyla düzenlenen, gerçek ödeme veya mali kayıtla desteklenmeyen belgeler zarar hesabında tartışmalı hale gelebilir.


Araç Gerçekten Hasarlı Halde Yurtdışına Çıktı mı?


Yurtdışı onarım bedelinin talep edildiği dosyalarda araştırılması gereken en önemli konulardan biri de aracın gerçekten hasarlı halde yurtdışına çıkıp çıkmadığıdır.

Araç Türkiye’de hasar gördükten sonra yurtdışında onarıldığı iddia ediliyorsa, bu iddianın somut belgelerle desteklenmesi gerekir.

Bu kapsamda şu kayıtlar önemlidir:

  • Aracın Türkiye’den çıkış tarihi,

  • Gümrük ve sınır geçiş kayıtları,

  • Aracın hasarlı halde çıkış yapıp yapmadığı,

  • Çekici veya taşıma belgeleri,

  • Yurtdışındaki servise giriş tarihi,

  • Onarım başlangıç ve bitiş tarihleri,

  • Araç teslim belgeleri.

Araç Türkiye’de onarıldığı halde yurtdışı faturası sunulması veya aracın hasarlı halde yurtdışına çıktığının ispatlanamaması halinde, talep edilen yabancı onarım bedelinin denetlenmesi gerekir.


Türkiye’deki Emsal Onarım Bedeli Araştırılmalıdır


Yurtdışı servis faturalarında yer alan işçilik, parça ve onarım bedelleri, Türkiye’deki emsal bedellerden çok daha yüksek olabilir. Bu durum özellikle Avrupa ülkelerinde düzenlenen servis faturalarında sıkça görülmektedir.


Ancak sigorta hukukunda tazminatın amacı zarar göreni zenginleştirmek değil, gerçek zararı gidermektir. Bu nedenle talep edilen bedelin makul olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Kanaatimizce yurtdışı plakalı araç hasarlarında her durumda şu karşılaştırma yapılmalıdır:

  • Aynı hasarın Türkiye’deki emsal onarım bedeli nedir?

  • Parça değişimi gerçekten gerekli midir?

  • Onarım mümkünken değişim yapılmış mıdır?

  • İşçilik süresi makul müdür?

  • Fatura bedeli piyasa koşullarına uygun mudur?

  • Araç yaşı, kilometresi ve önceki hasar durumu dikkate alınmış mıdır?

Yabancı servis faturası, yalnızca yabancı ülkede düzenlendiği için doğrudan esas alınmamalı; teknik bilirkişi incelemesiyle hasarın niteliği, onarım yöntemi ve makul bedel araştırılmalıdır.


Fatura Kalemleri ile Kaza Arasında İlliyet Bağı Kurulmalıdır


Yurtdışı plakalı araç hasarlarında bir diğer önemli mesele, sunulan fatura veya eksper raporundaki kalemlerin Türkiye’de meydana gelen kazayla bağlantılı olup olmadığıdır.

Her onarım kalemi, kazaya bağlı zarar niteliğinde olmayabilir. Araçta daha önce mevcut olan hasarlar, bakım ihtiyacı, aşınma kaynaklı parçalar veya kazayla ilgisi bulunmayan işlemler faturaya dahil edilmiş olabilir.


Bu nedenle fatura ve eksper raporu şu açıdan incelenmelidir:

  • Kaza tespit tutanağındaki çarpma noktası ile fatura kalemleri uyumlu mu?

  • Fotoğraflardaki hasar ile değiştirilen parçalar örtüşüyor mu?

  • Önceki hasar kayıtları dikkate alınmış mı?

  • Boya, kaporta, mekanik veya elektronik kalemler kazayla bağlantılı mı?

  • Onarım kapsamı hasarın boyutuna göre makul mü?

Zararın tazmin edilebilmesi için yalnızca fatura düzenlenmesi değil, faturadaki her kalemin kazayla illiyet bağının kurulması gerekir.


Sigorta Şirketleri Açısından Nasıl Bir Kontrol Yapılmalı?


Yurtdışı plakalı araç hasarlarında sigorta şirketlerinin ödeme değerlendirmesi yaparken daha sıkı bir belge ve ispat denetimi uygulaması gerekir.

Bu tür dosyalarda aşağıdaki kontrol listesi önemlidir:

  1. Yabancı eksperin yetkisi araştırılmalıdır.

  2. Eksper raporunun ilgili ülke mevzuatına uygunluğu incelenmelidir.

  3. Yabancı servis veya faturayı düzenleyen işletmenin faal olup olmadığı kontrol edilmelidir.

  4. Faturanın mali sisteme bildirilip bildirilmediği sorgulanmalıdır.

  5. Ödeme dekontu veya banka kaydı talep edilmelidir.

  6. Aracın hasarlı halde yurtdışına çıkıp çıkmadığı sınır kayıtlarıyla araştırılmalıdır.

  7. Onarımın gerçekten yurtdışında yapılıp yapılmadığı servis kayıtlarıyla denetlenmelidir.

  8. Fatura kalemlerinin kazayla uyumu teknik bilirkişi tarafından incelenmelidir.

  9. Türkiye’deki emsal onarım bedeli araştırılmalıdır.

  10. Talep edilen bedelin makul, zorunlu ve ispatlanabilir olup olmadığı değerlendirilmelidir.


Burada en büyük sorun ise; Mahkemeler tarafından ilgili hususların hiç araştırılmadan karar verilmesidir. Zira Sigorta şirketlerinin tek başına yabancı eksperin yetkisini, yabancı servisin iletilen faturayı kendi ülkesinin mali birimlerine bildirip bildirmediğini araştırma şansı da ne yazık ki bulunmamaktadır. Doğru savunma stratejisi ve hukuki mücadele ile bu tür dosyalarda ilgili hususların araştırılmasını bu dosyalar için rutin hale getirmek konusunda sigorta şirketi vekillerine büyük iş düşmektedir.


Sonuç

Yurtdışı plakalı araçların Türkiye’de karıştığı trafik kazalarında, yabancı eksper raporu veya yabancı servis faturası sunulması, tek başına zararın ispatlandığı anlamına gelmemelidir.


Sigorta hukuku bakımından gerçek zarar elbette tazmin edilmelidir. Ancak tazminatın konusu; soyut, denetlenemeyen veya fahiş talepler değil, gerçek, makul, ispatlanabilir ve kazayla illiyet bağı kurulabilen zarardır.


Bu nedenle yurtdışı plakalı araç hasarlarında sigorta şirketleri; yabancı belgelerin kim tarafından, hangi yetkiyle, hangi mali kayıt düzeni içinde ve hangi gerçek onarım ilişkisine dayanılarak düzenlendiğini titizlikle incelemelidir.


Aksi halde, sigorta şirketleri yabancı ülkelerde düzenlendiği belirtilen ancak içeriği, yetkisi, mali karşılığı ve gerçek onarım ilişkisi denetlenemeyen belgeler üzerinden ölçüsüz ödeme yükümlülükleriyle karşı karşıya kalabilir.


Kanaatimizce bu alan, sigorta şirketleri açısından artık münferit bir dosya problemi olmaktan çıkmış; daha sıkı bir ispat standardı ve uygulama birliği gerektiren özel bir uyuşmazlık türüne dönüşmüştür.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page