top of page

YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA TRAFİK KAZALARINDA ZAMANAŞIMI UYGULAMASI

  • Yazarın fotoğrafı: Av. M. Emin İNCİ
    Av. M. Emin İNCİ
  • 12 Ağu
  • 5 dakikada okunur

Trafik kazaları, araç sayısının ve nüfusun artışı, trafikte yapılan kontrolsüz sürüşler ve kimi zaman araçların güvenlik donanım ve standartlarının yetersiz kalmasıyla birlikte her geçen yıl artmakta, bu kazalar nedeniyle birçok kişi yaralanma, vefat ve maddi hasar gibi birçok farklı zarara uğrayabilmektedir.


Bu yazımızda trafik kazalarından doğan davalarda zamanaşımının hangi kaza türünde kaç yıl olduğunu, bu zamanaşımı sürelerindeki yasal dayanakları, Yargıtay uygulamaları ışığında zamanaşımı süresinin nasıl uygulandığını değerlendireceğiz.


trafik kazalarında zamanaşımı


Trafik Kazalarında Zamanaşımı


Trafik kazaları, Karayolları Trafik Kanunu'nda düzenlenmiş bir haksız fiil türüdür. İlgili fiil sebebiyle oluşan zarardan sürücü, işleten ve Trafik sigortacısı müşterek müteselsil sorumluluk esaslarına göre beraber sorumludur. Tabi ki sorumluluk konusu daha detaylandırılması gereken bir konu olduğundan bu hususa yazımızda değinilmeyecek, sadece zamanaşımı süresine ilişkin değerlendirmelerde bulunulacaktır.


Zamanaşımı süresi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinde düzenlenmiştir.


Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.

İlgili kanuni düzenleme ile kanun koyucu genel zamanaşımı süresini zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her halükarda 10 yıl olarak düzenlemişken; ayrıca uzamış ceza zamanaşımı ile mağdurun zamanaşımı düzenlemesi ile zarar görmesinin önüne geçilmeye çalışılmıştır.


TCK'da Ceza Zamanaşımı Süreleri ve Sürelerin Trafik Kazalarına Uygulanması

TCK'nın 66. maddesinde "Dava Zamanaşımı" süreleri düzenlenmiştir. İlgili düzenlemeye göre;


Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,

  • Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,

  • Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,

  • Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,

  • Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,

geçmesiyle düşer.


Burada trafik kazasının taksirle işlenen suçlar kategorisinde değerlendirilmesi gerektiğinden ilk üç maddedeki düzenlemeler bizim konumuz açısından bir önem arz etmeyecektir.


Yalnızca Yaralanma Meydana Gelen Trafik Kazalarında Zamanaşımı


Yalnızca yaralanmanın meydana geldiği kazalarda, zamanaşımı süresinin tespiti için TCK'da taksirle yaralama suçu için yapılmış olan düzenlemeleri incelemek gerekecektir.

TCK 89/1. Madde: Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

hükmü düzenlenmiştir. İlgili maddenin devamında nitelikli hallerde cezanın yarı oranda yahut bir kat oranda artırılabileceği düzenlenmektedir.

TCK 89/4. Madde: Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

düzenlemesi ile de fiilin birden fazla kişiye karşı işlenmesi halinde üst sınır üç yıl olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla yukarıda değinilen "Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl" olarak düzenlenen ceza zamanaşımı süresi uyarınca yalnızca yaralanmaya sebep olmuş kazalarda (yaralanmanın niteliğini bakılmaksızın) zamanaşımı süresi sekiz yıl olarak uygulanmaktadır.


Ölümlü Trafik Kazalarında Zamanaşımı Süresi


Ölümlü trafik kazalarında uygulanacak uzamış ceza zamanaşımı süresi için yine Ceza Kanunumuzun taksirle ölüme sebebiyet verme suçuna ilişkin düzenlemelerini incelemek gerekecektir.


TCK 85/1. Madde: Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
TCK 85/2. Madde: Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK'nın taksirle ölüme sebebiyet vermenin düzenlenmiş olduğu 85. maddesinde cezanın üst sınırı sırasıyla altı yıl ve onbeş yıl olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla TCK'nın dava zamanaşımını düzenlenmiş olduğu 66. maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde ölümlü trafik kazalarına bağlı tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi onbeş yıldır.


Burada hem ölüm hem yaralanma olan trafik kazaları da TCK'nın 85/2. maddesinde düzenlendiğinden ve ölüm için ayrı yaralanma için ayrı bir ceza maddesi düzenlenmemiş olduğundan ölümlü trafik kazasında yaralanan kişinin tazminat taleplerinde de zamanaşımına esas alınacak süre sekiz yıl değil onbeş yıldır. Yani ölümlü trafik kazasında yaralanmış olan kişi de tazminat taleplerini onbeş yıl içerisinde talep edebilecektir.



Ölümlü veya Yaralanmalı Kazalarda Araç Maddi Hasarı ve Değer Kaybı Yönünden Zamanaşımı Süresi


Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda aynı zamanda araç hasarı, değer kaybı veya karşı araçta bulunan emtiaya zarar gelebilmektedir. Böyle bir maddi zararın ortaya çıkması halinde kazanın yalnızca maddi hasar oluşturması ve hiçbir yaralanma veya ölüm olayının meydana gelmemesi halinde 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinde düzenlenen iki yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır.


Fakat kaza neticesinde yaralanma veya ölüm meydana gelmişse; zamanaşımı süresi de TCK'nın ilgili hükümleri doğrultusunda fiilin cezayı gerektirmesi söz konusu olduğundan yalnızca yaralanmalı kazalarda sekiz yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ölüm meydana gelen kazalarda ise onbeş yıllık zamanaşımı süresi içerisinde sayılan maddi zararlar da talep konusu yapılabilecektir.


Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2011/10969 E., 2013/149 K. sayılı ve 15.01.2013 tarihli ilamında "Mahkemece, araç hasarına ilişkin maddi tazminat istemlerinde ölüme ve yaralanmaya ilişkin kazalarda uygulanması gereken 2918 sayılı Yasa'nın 109/2. maddesindeki ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasının mümkün olmadığı, araç hasarına ilişkin ıslah isteminin 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 109/1. maddesinde motorlu araç kazalarından doğan tazminat istemlerinin 2 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında eylemin suç teşkil etmesi durumunda ceza zamanaşımının uygulanacağı öngörülmüştür. Somut olayda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası söz konusu olup, zararı meydana getiren eylem suç oluşturduğundan olay, TCK.'nun 66/1-e maddesine göre 8 yıllık ceza zamanaşımına tabidir. Olayda 2918 SK.'nun 109/2. maddesi gereğince 8 yıllık uzamış zamanaşımı hükümleri uygulanacağından ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır." hükmü ile yaralanmalı kazalarda maddi tazminat talepleri için de uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini açıkça belirtmiştir.


Yaralanmalı Trafik Kazalarında Zamanaşımı Başlangıç Tarihinin Belirlenmesi


Yukarıda zikredildiği üzere zamanaşımının başlangıç tarihi 2918 sayılı KTK ile "zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği" tarih olarak esas alınmaktadır. Burada zararın belirlenmesi Yargıtay tarafından, Adli Tıp raporunda belirlenecek iyileşme süresinin sonu olarak esas alınmaktadır.


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2020/12783 E., 2021/507 K. sayılı ve 02.02.2021 tarihli ilamında "Zira haksız fiil nedeniyle geçici veya sürekli iş gücü kaybına uğrayan kişi sonradan gelişen durumlar dışında haksız fiil tarihinden itibaren bedensel zarara uğramıştır. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zarar haksız fiil tarihi itibariyle doğmuş olup bu andan itibaren mağdur zarar görmeye başlamıştır. Davacının iyileşme süresi 9 aydır.

Yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK öngörülen dava zamanaşımı süresi dikkate alındığında dava tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Davanın zamanaşımı nedeni ile esastan reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." hükmü ile zamanaşımı süresinin tespitinde iyileşme süresinin dikkate alındığını vurgulamaktadır.


Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4343 E., 2025/996 K. ve 27.01.2025 tarihli İlamında "Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 25.10.2021 tarihli ve 2021/4765 esas, 2021/7355 karar sayılı kararında da belirtildiği gibi dava tarihi 03.06.2022 olup 20.09.2013 kaza tarihinden 8 yıl sonra ve hatta covid sebebiyle duran 95 gün ilave edildiğinde dahi 8 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, her ne kadar davacı vekili tıbbi iyileşmenin 1 yıl sürebileceğini ileri sürmekteyse de sunulan raporda belirtilen 75 günlük iyileşme süresi ilave edildiğinde dahi davanın 07.03.2022 tarihinde zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddi" yönündeki İtiraz Hakem Heyeti kararını onamıştır.



TBK'ya Göre Zamanaşımının Kesilmesi


TBK'nın 154. maddesine göre;


Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:

Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.
Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa.

Dolayısıyla sigorta şirketinin kısmi bir ödeme yapmış olması TBK uyarınca zamanaşımı süresini kesecektir. Zamanaşımının kesilmesi halinde ise iki yıllık zamanaşımı süresi tekrar başlayacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus uzamış ceza zamanaşımı süresi içerisinde mağdur her zaman talepte bulunacakken örneğin sekiz yılın dolmasına bir ay kala yapılan bir kısmı ifada ise iki yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlayacaktır. Bu husus sigorta şirketinin ibraname olmaksızın kısmi ifada bulunması halinde geçerli olacaktır. Zira KTK 111/2. maddesi uyarınca ibraname bulunması halinde iki yıllık ibranamenin geçersizliğine dair süre hak düşürücü süre olup; ceza zamanaşımı süresi içerisinde olup olmadığına bakılmaksızın hak düşürücü süre kati olarak uygulanacaktır.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page