12. Yargı Paketi Sonrası Tazminatlarda Faiz Hesabı: Eski ve Yeni Sistem Örnek Hesaplamalarla Karşılaştırma

31 Temmuz 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile tazminat hukukunda, özellikle sürekli iş göremezlik ve destekten yoksun kalma tazminatlarına uygulanacak faizin başlangıç tarihi bakımından önemli değişiklikler yapılmıştır.
Düzenleme yalnızca faiz başlangıç tarihini değiştirmemiş; yasal faiz oranının belirlenme yönteminde de önemli bir değişiklik meydana getirmiştir. Yeni sistemde sözleşmeyle belirlenmemiş faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı esas alınarak belirlenecektir.
Bu çalışmada söz konusu değişikliklerin teorik açıklamasından ziyade, somut tazminat dosyaları üzerinden eski ve yeni sistem arasındaki parasal farkın ortaya konulması amaçlanmıştır.

12. Yargı Paketi ile Tazminat Faiz Hesabı Nasıl Değiştirdi?
Yeni düzenlemenin en önemli sonuçlarından biri, tazminat hesabındaki bilinen dönem ile bilinmeyen dönem ayrımının faiz başlangıç tarihine de yansıtılmasıdır.
Yeni düzenlemeye göre;
Kazancın bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminata haksız fiil veya zarar doğuran olay tarihinden,
Kazancın bilinmediği döneme ilişkin hesaplanan tazminata ise karar tarihinden
itibaren kanuni faiz işletilecektir.
Önceki yerleşik uygulamada ise karar tarihine en yakın ücret esas alınarak hesaplanan tazminatın tamamına kaza veya temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanması söz konusu olabilmekteydi. 12. Yargı Paketi tazminat faiz hesabı açısından şimdiye kadarki uygulamayı köklü olarak değiştirmiştir.
Dolayısıyla yeni sistem özellikle uzun süren yargılamalarda önemli parasal sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.
Avans Faizi Uygulanan Tazminatlarda Yeni Düzenlemenin Etkisi
Avans faizine hükmedilen dosyalarda yeni düzenlemenin etkisi oldukça belirgindir.
Örnek 1 – Maluliyet Tazminatı
Kaza/Temerrüt Tarihi: 15.09.2022
İşlemiş Dönem Tazminatı: 62.942,86 TL
Bilinmeyen Dönem Tazminatı: 407.868,26 TL
Toplam Tazminat: 470.811,12 TL
Karar Tarihi: 11.12.2024
Eski uygulamada toplam 470.811,12 TL üzerinden yapılan hesaplamada 06.08.2026 tarihi itibarıyla 666.765,29 TL faiz oluşmaktadır.
Yeni düzenleme esas alındığında ise işlemiş döneme kaza/temerrüt tarihinden, bilinmeyen döneme karar tarihinden itibaren faiz işletildiğinde toplam faiz 378.086,75 TL olmaktadır.
Faiz yükündeki fark: yaklaşık 288.678,54 TL.
Örnek 2 – Uzun Süren Bir Maluliyet Dosyası
Kaza/Temerrüt Tarihi: 27.04.2017
İşlemiş Dönem Tazminatı: 41.448,24 TL
Gelecek Dönem Tazminatı: 921.174,86 TL
Toplam Tazminat: 962.623,10 TL
Karar Tarihi: 20.11.2024
Eski uygulamaya göre hesaplanan faiz:
2.135.374,95 TL
Yeni sisteme göre hesaplanan faiz:
744.533,41 TL
Aradaki fark yaklaşık 1.390.841,54 TL'dir.
Bu örnek, özellikle yargılama süresinin uzadığı dosyalarda bilinen dönem/bilinmeyen dönem ayrımının faiz sorumluluğu üzerinde ne derece önemli sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.
Örnek 3 – Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Kaza/Temerrüt Tarihi: 19.08.2023
İşlemiş Dönem Tazminatı: 342.223,81 TL
Gelecek Dönem Tazminatı: 2.182.561,29 TL
Toplam Tazminat: 2.524.785,10 TL
Karar Tarihi: 10.06.2026
Eski uygulamada faiz yaklaşık 3,26 milyon TL seviyesine ulaşırken, yeni sistem esas alındığında toplam faiz sorumluluğu 578.009,01 TL olarak hesaplanmaktadır.
Aradaki fark yaklaşık 2.686.762,74 TL'dir.
Bu üç örnek birlikte değerlendirildiğinde, avans faizinin uygulandığı dosyalarda yeni düzenlemenin genel olarak davalı taraf lehine önemli sonuçlar meydana getirebileceği görülmektedir. Yargılama süresi uzadıkça eski ve yeni sistem arasındaki fark da büyümektedir.
Yasal Faiz Uygulanan Tazminatlarda Sonuç Farklı Olabilir
Yasal faiz bakımından değerlendirme daha karmaşıktır. Çünkü burada yalnızca faiz başlangıç tarihi değil, yasal faiz oranının hesaplanma yöntemi de değişmiştir.
Örneğin 15.09.2022 tarihli bir dosyada eski sistemde 06.08.2026 itibarıyla 318.977,26 TL faiz hesaplanırken, yeni faiz sistemi geçmişe dönük varsayımsal olarak uygulandığında 307.719,23 TL faiz ortaya çıkmaktadır.
Ancak her dosyada yeni sistemin davalı lehine sonuç doğuracağı söylenemez.
Yargılama Süresi Neden Önemli?
Yeni düzenlemenin sonuçları değerlendirilirken ilk derece mahkemesindeki yargılama süresi ile istinaf ve temyizde geçen sürenin birbirinden ayrılması gerekir.
Çalışmamızdaki örnek hesaplamalarda, istinaf ve temyiz süresinin uzamasının bazı durumlarda davalı aleyhine; ilk derece mahkemesinde geçen sürenin uzamasının ise davacı aleyhine sonuç doğurabileceği görülmektedir.
Bu nedenle yeni faiz düzenlemesinin:
“Her durumda davacı lehine” veya “her durumda davalı lehine” olduğu şeklinde genel bir sonuca ulaşılması doğru değildir.
Somut dosyanın kaza tarihi, karar tarihi, işlemiş dönem tazminatı, gelecek dönem tazminatı, uygulanacak faiz türü ve yargılamanın hangi aşamasında ne kadar süre geçtiği birlikte değerlendirilmelidir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Açısından Düzenlemenin Önemi
Düzenlemenin önemli sonuçlarından biri de Sigorta Tahkim Komisyonu ile mahkemeler arasındaki yargılama süresi farkında ortaya çıkabilir. İlk derece mahkemelerinde özellikle iş kazası gibi uyuşmazlıklarda yargılamaların uzun sürmesi, yeni sistemin davacı açısından olumsuz sonuçlarını artırabilecek niteliktedir.
Buna karşılık ilk derece yargılamasının çok daha kısa sürede sonuçlanabildiği Sigorta Tahkim Komisyonu bakımından düzenleme davacı lehine sonuç doğurabilmektedir. Bu nedenle yeni düzenlemenin alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuruyu artırabileceği değerlendirilmektedir.
Sonuç: 12. Yargı Paketi Tazminat Davalarını Nasıl Etkileyecek?
Yapılan örnek hesaplamalar birlikte değerlendirildiğinde; Avans faizine tabi dosyalarda, bilinmeyen döneme ilişkin tazminata karar tarihinden itibaren faiz işletilecek olması nedeniyle yeni düzenlemenin genel olarak davalı lehine sonuç doğurduğu görülmektedir.
Yasal faiz uygulanan dosyalarda ise sonuç daha değişkendir. İlk derece yargılamasının kısa sürdüğü ve dosyanın daha uzun süre istinaf veya temyiz aşamasında kaldığı durumlarda düzenleme davacı lehine sonuç doğurabilirken; ilk derece yargılamasının uzaması halinde eski sisteme kıyasla davacı aleyhine sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.
Dolayısıyla 12. Yargı Paketi sonrasında tazminat dosyalarında faiz hesabının yalnızca uygulanacak faiz oranı üzerinden değerlendirilmesi yeterli değildir. Bilinen dönem–bilinmeyen dönem ayrımı, karar tarihi, faiz türü ve yargılama süresi birlikte ele alınmalıdır.



Yorumlar